01 Nisan 2009 Çarşamba

mektup

üşüyorum bana bir palto bul feride
ya da aç göğsünü ısınıp kalayım öyle
geceler çarpıp düşsün dalgın güzelliğine
(...)
gözlerini sil ve bu sevda kadar koyu bir çay tutuştur ellerime
yok gitme!
gitme sen gidince sevmek yüreğimde düğümleniyor
özlemeyi yutkunuyorum
sonra pencerene ürkek kuşlar konuyor
şu gök var ya şu gök birden üstüme çöküyor
yok gitme
gitme aç göğsünü ısınıp kalayım öyle
(...)
d(erken) yıllar geçer
o herhangi bir gün de akşam olur
akşam olur sen bana bir bardak çay getirirsin
ensenden öperim o saat bardakta şeker gibi erirsin
sen bir yaz güneşisin bakınca gözlerin bir sevinir bir sevinirsin

yüreğinden ansızın okul çocuklarının trampetleri geçer
tramvaylar havai fişekler geçer
benim yüreğimde ise hep uzak ki yollar
içinden uzun yol otobüsleri sessiz ırmaklar geçer
benim ırmaklarım
ırmaklarım benim senin gözlerinden geçer

8 yorum:

vulgar dedi ki...

feride'yi cok severim ben de.

<< şimdi "kaç" diyorsun da
başka sokağım yok ki
başka yağmurum yok ki benim!

sokaklar mühürlüdür burada
kalbinde kör bir baykuş telaşı saklar
benim yüreğimde ise hep bir tabur konaklar

kalsam da bu kent beni yaralar
sabahlarında kederlidir çocuk gözleri
göğsünde sahte lambalar
sonra bir yağmur
ipince
bir yağmur daha başlar
ölümün taht kurduğu varoşlarda nasıl da kirlenir aşklar...

...

utanıyorum, çok utanıyorum
benim yüzyılım hani?
ülkem nerede?
arkadaşlar, su yok mu be! >>

Adsız dedi ki...

üstad,

bir kadına hediye ettiğim ilk ve tek şiir kitabı bu şiirin oluşturduğu kitaptır. sonra onda kaldı ve çok üzüldüm o kitap adına öylesi bir kadında kaldığı için. sonra gittim kendime bir tane daha aldım, ama kendi kendine okumanın bir anlamsızlığı vardı. sanki başka türlüsünü biliyormuşuz gibi.
daha da bir kadına şiir mi, allah muhafaza.

[uzun zaman olmuştu]

sağlıcakla.

senaaaaa dedi ki...

sana bir şey söyliyeyim mi feride çoktan başkasına açtı göğsünü şu anda onu ısıtıyor, sen de böyle don ankaranın soğuğunda!
ayrıca üslubumu etkiliyorsun.
ayrıca da bana ciğer yedirdin sonra benim midem bulandı sonra da benimle dalga geçtin
ayrıca da özgü namal akses kızı oldu.
oh olsun sana da
bana da
oh çok iyi oldu vallahi!

eti puf dedi ki...

memet abi,
sana karşı çok mahçubum...ama inan alatsam ne hoşgörürdün onca zaman yaşadıklarım arasında verdiğin görevi gerçekleştiremememi...bitti memet abi...hayatımda çok büyük değişimler oldu...bitişler daha çok... neyse...yrın ercan abının telini ileteceğim sana söz...hala önemli mi senın için bilmesem de


sevgler

eti puf dedi ki...
Bu kayıt, yazar tarafından kaldırıldı.
dyg dedi ki...

azizim, yaz geldi...
bu şiirlerin çiçekli böcüklüsü vardır illaki elinin altında. şöyle sandallı mehtaplısı. azcuk da onlardan serpiştirsen de serinlesek biraz. hı?

memet dedi ki...

Vulgar;

Yılmaz Odabaşı böylesi bir şey yazdıktan sonra epey umutlanmıştık. Lakin çoğu umudumuz gibi o da boş çıktı. Sonraki bütün şiirlerinde sadece ve yalnızca "ben" dedi galiba, yahut bize öyle geldi, hatta bir yerlerde "bu bir yıl içinde ne oldu, altı kere aşık oldum" gibi bir cümleyi bile sarfetmişti. Lakin bir de "Eylül Defterleri" vardı, bir çırpıda okunulan, niyeyse anmak istedik.

Üstad;

Bu benzerlikler nereye kadar sürer bilmem. Ama çok benzer bir hikaye de benim başımdan geçti. Ama kitabı onda bırakmadık, kavga dövüş aldık, şimdi açıp okuyamıyoruz bile, sanki başka türlüsünü biliyormuşuz gibi.

"daha da bir kadına şiir mi, allah muhafaza" ne güzel bir dize;)

Arayı uzatmayalım efendim, sağlıcakla.

Sena;

Git kendi başını ye:)

Eti Puf;

iletini aldım yanıt yazdım. Sağolasın.

Dyg;

Malumaliniz çiçek böcek bizi bozuyor, bahar dan da bize ne. Ama bu günlerde aklımda sürekli şu dizeler var,belki işinize yarar:

ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum

senin için dokuduğum basma ve pazen

denizin yeşilinden süzdüğüm balık

göğün mavisinden çaldığım kuş

senin için

felsefe okudumsa

iktisat okudumsa gece yarıları

boğazım kurumuş içim bir kalabalık

sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan

senin için okudum

geceyarıları

dyg dedi ki...

daha ne olsun :)